| Gezi Adı | : | Beyaz Gecelerde Moskova'dan St.Petersburg'a | ||
| Gezi Fiyatı Nakit | : | 1.950 USD Uçak Dahil | ||
| Tür | : | Yurtiçi | ||
| Gezi Fiyatı Kredi Kartı | : | |||
| Kategori | : | Kültür ve Fotoğraf Gezileri | ||
| Gezi Tarihi | : | 16.06.2027 - 20.06.2027 | ||
| Yolculuk Tarzı | : | Uçakla | ||
Hakkında
Beyaz Gecelerde MOSKOVA'dan St. PETERSBURG'a 16 - 21 Haziran 2027 Moskova St.Petersburg
Kızıl Meydan, St. Basil Katedrali, Bolşoy Tiyatrosu, Kremlin Sarayı, Moskova Metrosu, Arbat Caddesi, Nazım Hikmet’in Mezarı, Fabergé Müzesi, St. Isaac Katedrali, Voskresenia Khristova (Kurtarıcı Kanlı Kilise), Hermitaj Müzesi, Peterhof Sarayı, Kazan Katedrali, Puşkin Kasabası, Katerina Sarayı, Peter & Paul Kalesi, St. Petersburg Kanal Tekne Turu Kuzeye doğru çıktıkça zamanın ritmi değişir. Yazın geceler yavaş yavaş kısalır, gökyüzü karanlığı unutmaya başlar ve güneş, ufkun hemen üzerinde uzun saatler boyunca altın rengi bir ışık bırakır. İşte o günlerde, yüzyıllardır imparatorların hüküm sürdüğü topraklarda bambaşka bir mevsim yaşanır; Beyaz Geceler başlar. Bu yalnızca doğanın sunduğu büyüleyici bir olay değildir. Bu, tarihin daha derinden hissedildiği, sarayların daha görkemli göründüğü, nehirlerin ışığı başka türlü yansıttığı ve şehirlerin geceyle gündüz arasında zamansız bir sessizliğe büründüğü eşsiz bir dönemdir.
İşte tam da bu zamanda, biri gücüyle, diğeri zarafetiyle yüzyıllardır dünyanın hayranlıkla izlediği iki şehire yolculuk yapıyoruz. Bir tarafta, kızıl surlarının ardında çarların, devrimlerin ve büyük hikâyelerin izlerini saklayan Moskova… Diğer tarafta, kanalları boyunca uzanan sarayları, sanatın en görkemli hazineleri ve hiç kararmayan gökyüzüyle masalsı St. Petersburg…
Bu yolculukta iki şehri görürken, bir meydanın taşlarına sinmiş tarihi hissedecek, bir ressamın fırçasında donup kalan yüzyıllara bakacak, bir şairin dizelerinde yaşanan özlemi anlamaya çalışacak ve gecenin hiç bitmediği bir şehirde zamanın nasıl yavaşladığını deneyimlemek için hazırlandı.
Daha ilk satırını okuduğunuz anda içinizde sessizce filizlenmeye başlacak olan gitme arzunuzu gerçeğe dönüştürelim ve Haziran 2027'de sizi, tarihin ihtişamı ile sanatın zarafetini aynı yolculukta buluşturan; beyaz gecelerin ışığında unutulmayacak anılar biriktireceğimiz şahane bir yolculuga çıkaralım.
|
||
Program 16.05.2027 İstanbul Moskovaİstanbul Havalimanı’nda buluştuktan sonra çıkış işlemlerimizi tamamlıyor ve 01.05'teki THY uçuşu ile Moskova'ya uçuyoruz. Sabah varışımızın ardından giriş işlemlerimiz tamamlanıyor ve Moskova'nın tarih kokan sokaklarından gezmeye başlıyoruz.
Yüzyıllar boyunca imparatorlukların yükselişine, devrimlere ve büyük siyasi dönüşümlere tanıklık eden Moskova, geçmişi ve bugünü bir arada hissettiğimiz eşsiz bir şehir. Gezimizin ilk durağı, Moskova’nın ve Rus tarihinin simgesi hâline gelen Kızıl Meydan.
Moskova’nın kalbinde yer alan Çarlık törenlerinden Sovyet döneminin askerî geçitlerine, tarihî konuşmalardan halkın bir araya geldiği önemli olaylara kadar pek çok dönüm noktasına tanıklık eden Kızıl Meydan Rusya’nın hafızasıdır. Meydan’ın en dikkat çekici yapısı olan St. Basil Katedrali, rengârenk kubbeleriyle tam bir masal figürüdür. 16. Yüzyılda Çar IV. İvan tarafından yaptırılan bina Kazan Hanlığının alınması anısına yaptırılan bu eser, Rus mimarisinin en özgün örneklerinden biri kabul edilir. Kızıl Meydan'da göreceğimiz bir başka yapı da Lenin Mozolesi'dir. Sovyet tarihinin en önemli figürlerinden Vladimir Lenin’in anıt mezarı olan bu yapı, 20. yüzyılın en büyük siyasi hareketlerinden birinin sembollerinden biridir.
Minin ve Prens Dimitri Anıtı. geçmişte önemli duyuruların yapıldığı tarihî platformlardan biri olan Lobnoye Mesto, Kremlin surlarının zarif yapılarından biri olan Nikolskaya Kulesi, Bolşoy Tiyatrosu görüp gezeceğimiz yerler arasında. Gezimizin ardından otelimize transfer oluyor ve Moskova’daki ilk günümüzü tamamlıyoruz.
Konaklama : Moskova
17 Haziran 2027 Moskova – Kremlin Sarayı – Tretyakov Galerisi – Nazım Hikmet’in Mezarı –St. PetersburgSabah ahvaltının ardından Moskova’nın tarihini içimize sindirmeye devam ediyoruz. Bugünkü gezimizde şehrin yalnızca görünen yüzünü değil; Rusya’nın siyasi gücünü, sanat anlayışını ve tarihî hafızasını oluşturan en önemli noktalarını da göreceğiz. İlk olarak Rusya’nın yüzyıllardır yönetim merkezi olan Kremlin Sarayı'na gidiyoruz.
Kremlin, yalnızca bir saray kompleksi değil; Rus tarihinin kararlarının alındığı, imparatorların taç giydiği, devletlerin kaderinin şekillendiği bir tarih sahnesidir. Kızıl tuğlalı güçlü surların çevrelediği bu görkemli alan, yüzyıllar boyunca Rus çarlarının ikametgâhı olmuş, günümüzde ise Rusya’nın siyasi ve sembolik merkezi olma özelliğini korumaktadır. Kremlin gezimiz sırasında tarihî kiliseleri, meydanları ve Rus mimarisinin en değerli eserlerini yakından tanıyacağız. Kremlin içerisinde bulunan Çar Çanı, insan eliyle yapılmış en büyük çanlardan biri olarak tarihe geçmiştir. Yaklaşık 200 ton ağırlığındaki bu dev eser, hiç çalınmamış olsa da dönemin mühendislik ve sanat anlayışının ulaştığı noktayı göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır. Üzerindeki işlemeler ve kabartmalar, metal işçiliğin yanında Rus imparatorluk estetiğini de yansıtmaktadır. Göreceğimiz bir başka eser de16. yüzyıldan günümüze ulaşan görkemli bir askerî simge olan Çar Topu'dur. Her ne kadar savaş alanında kullanılmamış olsa da büyüklüğü ve işçiliğiyle Rusya’nın güç anlayışını ve dönemin teknolojik seviyesini göstermektedir.
Günün diğer heyecan yaratan yeri ise Moskova’nın yer altındakı saklı sanat galerileri olan metro duraklarıdır. Moskova Metrosu, sıradan bir ulaşım sistemi olmanın ötesinde, Sovyet döneminin estetik anlayışını yansıtan eşsiz bir mimari projedir. Mermer sütunları, görkemli avizeleri, heykelleri ve mozaikleriyle birçok istasyon adeta birer saray görünümündedir.
Metro gezimizin ardından Moskova’nın en eski ve en karakterli caddelerinden biri olan Arbat’a geçiyoruz. Geçmişte sanatçıların, yazarların ve aydınların buluşma noktası olan Arbat Caddesi; bugün de sokak sanatçıları, tarihi binaları ve hareketli atmosferiyle Moskova’nın ruhunu hissettiren özel bölgelerden biridir. Burada öğle yemeği ve serbest zaman için mola veriyoruz.
Serbest zaman sonrasında Rus sanatının en önemli hazinelerinden biri olan Tretyakov Galerisi’ni ziyaret ediyoruz. 19. Yüzyılda koleksiyoner Pavel Tretyakov tarafından oluşturulan bu müze, Rus resim sanatının gelişimini anlamak için eşsiz bir kaynaktır. Burada yalnızca tabloları değil; Rus toplumunun değişimini, inançlarını, günlük yaşamını ve tarihî olaylara bakışını da görmek mümkündür. Ortodoks ikonalarından klasik dönem eserlerine kadar uzanan koleksiyon, Rus kültürünün görsel hafızası niteliğindedir.
Günün devamında Moskova’nın en önemli tarihî yapılarından biri olan Novodeviçi Manastırı’na geçiyoruz. 16. Yüzyılda kurulan bu manastır, Rus tarihindeki önemli kadın figürlerle ve aristokrat ailelerle bağlantılı geçmişiyle dikkat çeker. Zarif mimarisi ve sakin atmosferiyle Moskova’nın karmaşası içinde farklı bir dünyayı temsil eder. Manastır içerisinde yer alan Ünlüler Mezarlığı ise Rusya’nın kültür, sanat ve siyaset dünyasına yön veren birçok önemli ismin son durağıdır. Bu anlamlı ziyaretimiz sırasında Türk edebiyatının büyük şairlerinden Nazım Hikmet’in kabrini ziyaret ediyoruz. Yaşamının önemli bir bölümünü sürgünde geçiren ve eserleriyle dünya edebiyatında kendine güçlü bir yer edinen Nazım Hikmet’in Moskova’daki mezarını ziyaret ettikten sonra St. Petersburg'a gitmek için tren garına hareket geçiyoruz.
Akşam saatlerinde tren ile yaklaşık 3.5 saat süren bir yolculukla imparatorluk mirasının başkenti St. Petersburg'a yol alıyoruz. Varışımızın ardından otelimize geçiyor ve dinleniyoruz.
Konaklama: St. Petersburg
18 Haziran 2027 St. Petersburg – Fabergé Müzesi – St. Isaac Katedrali – Voskresenia Khristova KilisesiOtelimizde alacağımız kahvaltının ardından Rusya’nın kültür başkenti olarak kabul edilen St. Petersburg’u keşfetmeye başlıyoruz. 1703 yılında Büyük Petro tarafından Neva Nehri kıyısında kurulan St. Petersburg, kısa sürede Rus İmparatorluğu’nun Avrupa’ya açılan kapısı hâline gelmiştir. Geniş caddeleri, görkemli sarayları, kanalları ve sanat eserleriyle şehir, adeta bir açık hava müzesi görünümündedir. Bugünkü gezimizde şehrin zarafetini, imparatorluk döneminin sanat anlayışını ve Rus kültürünün en özel eserlerini yakından tanıyacağız.
Günün ilk durağımız, Rus kuyumculuk sanatının en seçkin örneklerine ev sahipliği yapan Fabergé Müzesi olacak. 19. Yüzyılın sonlarında Rus çarları için hazırlanan eşsiz mücevherlerle ün kazanan Fabergé markası, yalnızca değerli taşlarla süslü eserleriyle değil, her bir parçaya işlenen incelikli sanat anlayışıyla da dünya tarihinde özel bir yere sahiptir. Müzede özellikle Çarlık ailesi için hazırlanan ünlü Fabergé yumurtaları dikkat çekmektedir. Her biri farklı bir hikâyeyi ve dönemin zarafet anlayışını yansıtan bu eserler, Rus aristokrasisinin sanata verdiği önemin en çarpıcı örnekleri arasındadır. Mücevherlerin yanı sıra minyatürler, gümüş objeler ve dekoratif sanat eserleri aracılığıyla Rus saray kültürünün inceliklerini keşfetme fırsatı buluyoruz.
Ardından Neva Nehri kıyısında şekillenen St. Petersburg’un tarihi dokusu içerisinde; eski liman fenerleri, Darphane, Saat Kulesi, Büyük Petro Heykeli, Amirallik Binası ve Avrora Zırhlısı gibi şehrin geçmişine ışık tutan önemli noktaları görüyoruz.Şehrin denizcilik gücünün ve imparatorluk dönemindeki stratejik öneminin simgesi olan Amirallik Binası, altın renkli zarif kulesi ile kentin siluetinin en belirgin parçalarından biridir.
Avrora Zırhlısı'nı gördükten sonra şehrin bir başka etkileyici yapılarından biri olan St. Isaac Katedrali’ni ziyaret ediyoruz. 19. Yüzyılda inşa edilen bu görkemli yapı, büyüklüğü ve mimari detaylarıyla Rus imparatorluk mimarisinin zirve örneklerinden biri kabul edilir. Altın kaplama büyük kubbesi şehrin siluetine hâkim olurken, iç mekânındaki mermer süslemeler, mozaikler ve sanat eserleri ziyaretçileri etkileyen bir ihtişam sunmaktadır.Katedralin içerisinde yer alan binlerce figürden oluşan mozaikler ve ince işçilikle hazırlanmış detaylar, dönemin sanat anlayışını gözler önüne sermektedir.
Günün önemli etkinliklerinden biri de Rus kültürünün dünyaca bilinen unsurlarından biri olan votka tanıtımı ve tadımı olacak.
Günün son durağı, ise St. Petersburg’un en tanınmış simgelerinden biri olan Kurtarıcı Kanlı Kilise adıyla bildiğimiz Voskresenia Khristova Kilisesi olacak. Bu yapı, Çar II. Aleksandr’ın 1881 yılında suikasta uğradığı noktanın üzerine inşa edildiğinden bu isimi taşıyor. Her köşesi büyük bir sanat emeği taşıyan kilise, taş ve cam parçalarının birleşimiyle oluşturulan mozaikleri sayesinde adeta bir resim galerisi hissi vermektedir. Gezimizin ardından otelimize dönüyor ve St. Petersburg’daki keşiflerimize devam etmek üzere dinleniyoruz.
Konaklama : St. Petersburg
19. Haziran 2027 St. Petersburg – Hermitaj Müzesi – Peterhof – Kazan Katedrali
Kahvaltımızın ardından St. Petersburg’un imparatorluk mirasını gezmeyi ve sanatla iç içe geçmiş ruhunu hissetmeyi sürdürüyoruz. Bugünkü rotamız bizi, Rusya’nın ihtişamlı geçmişini yansıtan saraylara, dünyanın en değerli sanat koleksiyonlarından birine ve şehrin manevi simgelerinden biri olan görkemli katedrallere götürecektir. İlk durağımız dünyanın en büyük ve en önemli sanat müzelerinden biri kabul edilen Hermitaj Müzesi olacak. Neva Nehri kıyısında yükselen ve bir dönem Rus çarlarının kışlık sarayı olarak kullanılan bu görkemli yapı, yalnızca barındırdığı sanat eserleriyle değil; mimarisi, salonları ve taşıdığı tarihî atmosferle de başlı başına bir eserdir. 18. Yüzyılda Büyük Katerina’nın sanat koleksiyonu ile temelleri atılan Hermitaj, zaman içerisinde dünyanın en kapsamlı sanat merkezlerinden birine dönüşmüştür. Müze içerisinde Leonardo da Vinci, Raphael, Michelangelo, Rubens, Van Dyck ve Rembrandt gibi sanat tarihinin ölümsüz isimlerine ait eserleri görme fırsatı buluyoruz. Ancak Hermitaj’ın büyüsü yalnızca tablolarında değildir. Altın süslemeli salonları, görkemli merdivenleri, kristal avizeleri ve imparatorluk döneminden kalan dekorasyonlarıyla yapı, ziyaretçilerine adeta Çarlık Rusyası’nın ihtişamlı günlerine açılan bir kapı sunmaktadır. Burada sanat ile tarihin iç içe geçtiği, yüzyılların biriktirdiği büyük bir kültür mirasına tanıklık ediyoruz.Hermitaj ziyaretimizin ardından yaklaşık 40 dakikalık bir yolculukla Rus çarlarının yazlık sarayı olan Peterhof’a hareket ediyoruz. Baltık Denizi kıyısında yer alan Peterhof Sarayı , Büyük Petro’nun Avrupa saraylarından etkilenerek oluşturduğu görkemli bir imparatorluk projesidir. Sarayın en etkileyici bölümü, geniş bahçeleri ve altın süslemeleriyle ünlü çeşme düzenlemeleridir.
Peterhof’un bahçeleri, doğanın ve insan elinin oluşturduğu mükemmel uyumun en güzel örneklerinden biridir. Fin Körfezi’ne doğru uzanan teraslarda yer alan altın kaplama heykeller, görkemli fıskiyeler ve özellikle Büyük Şelale olarak bilinen çeşme kompleksi, Rus İmparatorluğu’nun gücünü ve estetik anlayışını yansıtır.Sarayın her ayrıntısında, Rusya’nın Avrupa’daki büyük güçlerle yarışma arzusunu ve ihtişamını dünyaya gösterme isteğini görmek mümkündür. Peterhof gezimiz sırasında öğle yemeği ve alışveriş için serbest zaman veriyoruz. St. Petersburg’a dönüşümüzün ardından şehrin en önemli dini yapılarından biri olan Kazan Katedrali’ni ziyaret ediyoruz. 19. Yüzyılın başlarında inşa edilen katedral, Roma’daki San Pietro Bazilikasından esinlenen mimarisiyle dikkat çekmektedir. Geniş sütunları ve yarım daire şeklindeki görkemli cephesiyle Avrupa klasik mimarisinin etkilerini taşıyan yapı, aynı zamanda Rus Ortodoks geleneğinin önemli merkezlerinden biri olmuştur. Gezimizin ardından otelimize dönüyoruz.
Konaklama : St. Petersburg
20 Haziran 2027 Puşkin Kasabası – Katerina Sarayı – Peter - Paul Kalesi – St. Petersburg – İstanbulRusya yolculuğumuzun son gününde, St. Petersburg çevresindeki en değerli tarihî miraslardan birini keşfetmek üzere Puşkin Kasabası’na hareket ediyoruz. Çarlık döneminde “Çar Köyü” olarak bilinen bu bölge, Rus imparatorlarının yaz aylarını geçirdiği, sanatın ve ihtişamın buluştuğu özel bir yerleşim alanıdır.
Yaklaşık bir saatlik yolculuğun ardından Katerina Sarayı’na ulaşıyoruz. 18. Yüzyılda Rus imparatorluk ailesinin yazlık ikametgâhı olarak kullanılan bu saray, özellikle dış cephesindeki görkem ve iç mekânlarındaki zarafetle Çarlık döneminin ihtişamını yansıtmaktadır. Sarayın en ünlü bölümü ise kuşkusuz Kehribar Odası’dır.
“Dünyanın sekizinci harikası” olarak anılan Kehribar Odası, kehribar paneller, altın süslemeler ve değerli taşlarla hazırlanmış eşsiz bir sanat eseridir. 18. Yüzyılda Prusya’dan Rusya’ya gelen bu özel oda, zaman içerisinde büyük bir gizemin de parçası hâline gelmiştir. II. Dünya Savaşı sırasında kaybolan orijinal eserlerin ardından yeniden oluşturulan oda, bugün geçmişin ihtişamını yeniden yaşatmaktadır. Katerina Sarayı gezimiz, Rus aristokrasisinin sanata ve güzelliğe verdiği önemi anlamak açısından unutulmaz bir deneyim olacaktır.
St. Petersburg’a dönüşümüzün ardından şehrin kuruluş hikâyesinin başladığı noktalardan biri olan Peter & Paul Kalesi’ni ziyaret ediyoruz. 1703 yılında Büyük Petro tarafından kurulan kale, St. Petersburg’un ilk yapılarından biridir ve şehrin doğuşuna tanıklık etmiştir.
Günün devamında St. Petersburg’u farklı bir açıdan görmek için kanal tekne turumuzu gerçekleştiriyoruz. “Kuzey’in Venedik’i” olarak da anılan şehirde, köprüler arasından ilerlerken sarayları, tarihî binaları ve nehir kıyısındaki görkemli yapıları izleme fırsatı buluyoruz.
Tekne turumuzun ardından akşam yemeği ve alışveriş için serbest zaman veriyoruz. Belirlenen saatte havalimanına hareket ediyoruz. İşlemlerimizi tamamlıyoruz.
Konaklama : St.Petersburg
21 Haziran 2027 İstanbul
İşlemlerin ardından THY'nin TK400 sefer sayılı uçuşu ile saat 00:15’te İstanbul’a hareket ediyoruz. Türkiye saatiyle 04.15'te İstanbul Hava Limanına varıyoruz. |
||
UlaşımTHY istanbul Moskova gidiş St.Petersburg İstanbul dönüş |
||
Otel4 yıldız otel konaklama |
||
Gezi RehberiGezi Rehberi |
||
Gezi Ücretirken Rezervasyon Fiyatı : 1.880 USD THY Uçak dahil . Erken Rez. fiyatı 20 Ağustos'a kadar geçerli olup tüm ücretin yatırılması halinde geçerlidir. Sonrasında kesinlikle aşağıdaki fiyatlar geçerlidir. Nakit Ödeme Fiyatı : 1.990 USD THY uçak dahil Kredi Kartına Tek Ödeme : 2.040 USD THY uçak dahil Ödeme ve İptal koşulları: 2. Ödeme : 10 Ocak 2027'e kadar 500 USD - Bu tarihten sonraki iptallerde 200 Euro yanar kalanı bir başka geziye aktarılır. 3. Ödeme : 10 Mart 2027'e kadar 500 USD - Bu tarihten sonraki iptallerde yapılan ödemenin yarısı yanar yarısı bir başka geziye aktarılır. 4. Ödeme : 10 Mayız 2027'e kadar kalan ödeme ve vize ücreti - Bu tarihten sonraki iptallerde yapılan ödemenin %70 i yanar kalan bir başka geziye aktarılır. * 5 gece 6 gün Ücrete dahil olanlar: THY uçak bileti (İstanbul- Moskova , St.Petersburg- İstanbul), Otellerde kahvaltı dahil konaklama, Moskova, St. Petersburg treni bileti, klimalı araçla ulaşım ve transferler, profesyonel yerel rehber, giriş ücretleri, rehberlik hizmetleri, fotoğraf danışmanlığı, seyahat sigortası, digital gezi kitapçığı |
Heybeliada Ayyıldız caddesi 30/1 Adalar - İstanbul
zayende@zayende.com
+90 ( 538 ) 402 69 92
+90 ( 216 ) 348 90 87
©2025 - ZAYENDE Travel Agency- TURSAB A 5937 Adres : Heybeliada Ayyıldız caddesi 30/1 Adalar - İstanbul
* Sitemizi kullanarak KVKK bilgilendirmemizi, çerez kullanim ve gizlilik politikamizi kabul etmektesiniz.
© Sitede bulunan yazi ve fotograflar, telif haklari kanununa göre yazili ve internet dahil hiç bir ortamda bölümler halinde de olsa, izinsiz yayinlanamaz ve kullanilamaz.